Aylık arşivler: Ocak 2017

Hayat Bir Oyun Sahnesi

      

        Hayat bir film ve çoğu insanda çok usta oyuncular aslında.Hemde gerçekten filmlerde oynayan en usta oyunculara bile taş çıkartır cinsten.İçlerinde fırtınalar koparken dışarıya sakin bir liman görüntüsü sunuyorlar.Hatta bununla da kalmayıp başkalarının dertlerine derman olmaya çalışırlar kendi dertlerini unutup.Aslında o insanlar çok kıymetlidirde kıymetini anlayan çıkmaz işte,bu da onların en kötü kaderi olsa gerek.

                                             SİYAH GÖLGE…

Mutluluğuna Kalbimi Bıraktım

6252189d592e24281abbc3665ecba356

Niye sevdim ki seni bu kadar,niye söz geçiremedim kalbime birgün gidebileceğini bile bile. Bilirdim çünkü güzel olan şeyler çok uzun sürmez,ama bu kadar da çabuk beklemiyordum. Şimdi gözümde yaşlarla avuçlarımın içinden kayıp gidişini seyrediyorum içim acıya acıya sesimi bile çıkarmadan.Aslında avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum bu gidişine ama sırf sen iyi ol diye sesimi bile çıkaramıyorum.Çünkü bu gidişin ne senin ne de benim gönül rızamla olmuyor.
Hem bilir misin sevgili  gerçekten sevmek nedir?Gerçekten sevmek,sevdiğinin kim ile olursa olsun mutlu olmasını istemektir.Ve ben bunu tüm kalbimle istiyorum güzel gözlüm sen hep mutlu ol.Hani güldüğün zaman gözlerinin içinde yanıp tüm dünyamı aydınlatan ışığın var ya o hiç bir zaman sönmesin. Sönmesinki ben onu her hissettiğim de senin mutlu olduğunu bileyim.Bileyimki benim sevdiğim bir yerlerde çok mutlu ve ben de senin mutluluğunla avunabileyim.Sevgili ben senin mutluluğuna kalbimi bıraktım, kalbimi hep sıcak tut olur mu…

SİYAHGOLGE

Farklı Şehirlerin Ayak Sesleri 

         Ne olurdu sanki seninle aynı şehrin kaldırımlarının tozunu kaldırsak,aynı havayı solusak…Mesafeler aşkı ayakta tutuyor ama özlemi sonsuzlaştırıyor. Daha elini bile tutup teninin kokusunu içime çekememişken bile bu kadar özlüyorsam,gördükten sonra nasıl dayanırım hasretine bilmiyorum açıkçası. 

          Resimlerinde gördüğüm,bakmaya doyamadığım gözlerinde kimbilir kendimi ne zaman görecem. Ellerinin sıcaklığını ellerimde hissedip,nefesini solumak istiyorum artık ben.Aynı geceye gözlerimizi kapayıp,aynı sabaha uyanmak ve gözlerimi açtığımda gözlerinle karşılaşmak istiyorum. Evet sonrasında sana hasret kalmak daha zor,özlemin dayanılmaz olacak bunu çok iyi biliyorum. Ama özlenen senin kadar seviliyorsa her şeye değer bence…

                                                  SİYAHGOLGE…

Hep ve Daima

Gecenin bir vakti gelsene odama,
Işık huzmeleri içinde .
Dokunsana tenime teninin sıcaklığı ile,
Güneşin ilk ışıklarına kadar sevişelim seninle .
Tenin tenimde ellerin ellerimde kalsın
Her sabah gözümü ilk açtığımda karşımda sen ol ,
Sen ol ki o güne gülerek başlayabileyim
Hep ol ki, her yeni gün bir öncekinden güzel olsun
Sol yanımda göğsümün altında ki kalp sadece senin için atsın
Her atışında daha çok bağlansın sana.
Yansın gözlerim gözlerinin içinde kaybolurken
Bir tek sen bul beni,
Bir tek sen ol yanım da hep ve daima

SİYAHGOLGE…

Fırtına

             Kader denilen şey ne kadar tuhaf bir olgu.İnsanı bazen türlü türlü çıkmazlara sokabiliyor. Yapmam dediğini yaptırıyor söylemem dediğini söyletebiliyor. Biz onu değil o bizi yönlendiriyor. Alnında yazılanı yaşarsın deniyor ya meğer ne kadar da doğruymuş. Ne zaman nerde ne olacağını bilmeden bir bilinmeze doğru sürükleniyoruz sadece.Hayatımız daki insanlar da bu kader oyunun da bazen başrolde oluyor bazen de figüran.Kimin nerede olacağına biz karar veriyoruz .Kimini baştacı yapıp başrole koyuyoruz,kimini bazen sadece kalabalık olsun diye figüran olarak etrafımıza serpiştiriyoruz. Başrole koyduklarımız genelde canımızı okuyanlar oluyor,figüranlar da teselli edenlerimiz.
Ne garip dimi.Ya bilerek kendimize çektirdiğimiz acılar,değmez insanlar için döktüğümüz gözyaşları heba ettiğimiz kendimiz. Hiç mi acımıyoruz kendimize ya da çektiğimiz acılardan mı zevk alıyoruz. Bazen tutunmak için bir dal,sığınmak için sakın bir liman ararız.Eğer şanslıysak doğru tercihi buluyoruz ama niyeyse genelde şanssız kesimde oluyoruz.Tutunduğumuz dal elimizde kalıyor,sığındığımız limanda fırtınalara kapılıyoruz. Sonra kuru bir yaprak gibi oradan oraya savruluyoruz .Her savruluşta bir parçamızı kaybediyoruz.Aslında sadece kaderin yazdıkları ve kendi seçimlerimizle yavaş yavaş
ölüyoruz …

SİYAHGOLGE….