Aylık arşivler: Haziran 2016

Kadınlarınızın İçindeki Çocuğu Sevin

      Bilir misin küçük bir kız çocuğunun yalnızlığını .Onun hangi yaşta yalnız kalacağını bilemezsin ama.5 olur 15 olur 25,35,45 yada 55…Yaşı büyür ama içindeki kız çocuğu hiç büyümez.Kaç yaşında olursa olsun hep sevilmek ister . Hani beş yaşında bir kız çocuğunu alır yanına da seversin ya otuzbeşine de gelse aynısını ister.Biri alsın ve onu sevsin yeter.

          Ama sevgi denince akla hep cinsellik gelmesin.O sözlerle sevilmek ister,sarılmalarla,belki de alnına konan ufak bir buseyle sevilmek ister.Hani klasik bir söz vardır ya:

“Kadınlar çiçektir ve çiçekler su ister”

     Çiçeklerin nasıl ki hayata tutunabilmek için suya ihtiyacı varsa , kadınların içindeki çocuğunda her yaşta hayata tutunabilmesi için sevgiye ihtiyacı vardır .

          Kadınlarınızın içindeki çocuğu yaşatın ve yalnız bırakmayın, kadınlarınızı sevin emin olun onlar buna değer azizim…

                                         SİYAHGOLGE…

Mutluluğumuza Engel Sadece Biziz

 

       Orada,bankta oturmuş ona buna laf atıyor kah güldürüyor,kah kızdırıyordu parktaki insanları.Garip bir havası vardı ama insanın yüzüne baktığında bile gülesi geliyor,neşesi yerine geliyordu.Hani kimini kızdırıyordu ama onların kızgınlıkları bile bir anlık oluyor sonra onlar da gülmeye başlıyordu.

         18-20 li yaşlarda bir delikanlıydı.Şunun yaptıklarına bir bakın hele…Yanına yaşlı bir teyze oturmuş,durmuş onla sohbet ediyordu.Yaşlı teyze gelininden şikayet ettikçe oda büyük bir keyifle yangına körükle gidiyor.Yüzünde ki gülümsemeden de bundan ne denli zevk aldığı belli  oluyor seni gidi hınzır seni .Fakat teyze de az değil hani,genç destekledikçe oda coştukça coşuyor anlattıkça anlatıyordu büyük bir feyzle.İnsan onları öyle seyrederken bile gülmemek için kendinin zor tutuyor.

           Yalnız,gençte bir tuhaflık vardı.Ben geleli 2 saat olmuştu,ama ben geldiğimde zaten o orada oturuyordu.Kimi gezerken mola vermek için oturdu,oturanlar kalktı ama onda hiçbir hareket olmadı. Halbuki çokta genç,sıkılmadan saatlerce orada öyle nasıl oturuyor acaba?Çok merak ettim açıkçası ama cesaret edip soramadım,sonuçta sanane de diyebilirdi.

         Aradan yarım saat geçti geçmedi, parkta bize doğru boş bir tekerlikli sandalyeyle gelen bir adam gördüm.Ne kadar acayip ,boş sandalyeyle ne yapıyor acaba?Bize doğru yaklaştıkça daha çok şaşırdım. Birden gözlerim yuvalarından fırlayacak sandım,gördüğüm manzara karşısında zihnimin bana oyun oynadığını düşündüm bir an.Ama yanılmıyordum,adam bizim gencin yanına yaklaştı ve sandalyeye oturabilmesi için ona yardım etti.Sonra geri dönüp geldiği istikamete  yönelip gencide alıp gitti.

           Öylece kalakaldım,damarlarımda ki kanın donduğunu hissettim sanki.Kendimi düşündüm,başıma bir sıkıntı geldiğinde hemen ahlanıp vahlanır ya da bazen hayata bile küserdim.Bir de ona bakın,bu gencecik yaşında tekerlikli sandalyeye mahkum olmuş ama hiç umurunda değil gibi aksine çokta hayat dolu…

          Adını bile öğrenmeye fırsatım olmayan genç arkadaşım,bana öyle bir hayat dersi verdinki senin karşında kendimden bile utandım…

                                    SİYAHGOLGE…

……

       Dipsiz kör bir kuyuda kaderine mahkum edilmiş bir insan gibi… Çaresiz,bitmiş bir şekilde ve yalnız yapayalnız .İmdat çığlıklarımı ya kimse duymuyor ya da ben bağırdığımı sanıyorum ama sesim çıkmıyor …

                                     SİYAHGOLGE…

Özel Bir Çocuğa Sahip Olmak

        

image

      Rahime düşen mucizem,sonrasında büyüyüp şekil alan .Zaman geçtikçe kalp atışların çınlamaya başladı kulaklarımda,yüzün, o minnak ellerin,ayakların görünüyordu o küçücük ekranda.Her kontrole seni görmenin heyecanıyla koşarak gidiyordum.6-7 aylık olduktan sonra başladın tekmeleyerek iyice kendini belli etmeye bende buradayım der gibi.
      Ve 9 ayın sonunda mucizem açtın gözlerini benim dünyama.Seninle beraber sanki bende yeniden açtım gözlerimi.Yumuk yumuk ellerin,o bakmaya kıyamadığım yüzün 9 sene oldu ama daha dün gibi aklımda .Sen büyüdükçe çektiğim her sancıyı unuttum,gerçi daha fazlası olsa ya da unutmasam ne farkederdi ki sonunda sen gelmiştin ya gerisi hiç önemli değildi .
        Seninle birlikte yeniden bebek oldum,seninle yeniden emekledim,seninle yeniden yürümeyi öğrendim .Sen benim en büyük mucizem en büyük hayat kaynağım oldun.
      Ve evet sen bir otizmlisin, yeryüzünde bana bahşedilmiş bir meleksin.Senin bu halini hiç bir zaman yadırgamadım,hiç bir zaman bir of bile demedim ,seni böyle daha çok sevdim.Seninle birlikte herşeyi yeniden öğrenmek çok güzel çünkü .Senin gibi bir meleğe sahip olduğum için ne kadar şükretsem azdır.Çünkü senin gibi bir melek herkese nasip olmaz bitanem.Ömrümün baharı gecemin yıldızı mucizem seni çok seviyorum iyiki varsın ve iyiki benimlesin bebeğim .Sensiz bir dünya inanki bomboş kalır yaşama sebebim benim…

image

Sen olduğun sürece zafer daima bizimdir bebeğim …

                                    SİYAHGOLGE…

……

image

     İnsanları şimdiye kadar hiç anlayamadım ,anlayamayacağım da o yüzden artık anlamaya da çalışmayacağım en azından kafam rahat olur 😉
                                     SİYAHGOLGE…

KADINLAR 3

İki Taraftan Bakmalı

image

      Yazıya kaldığımız yerden üçüncü bölümle devam 🙂
      Aldatmak,aldatılmak…Bu da baya ilginç bir konu aslında .Erkek aldatırsa -vay zamparaya bak,kadın aldatırsa -vay o…. bak.Traji komik.Aldatmaktan yana değilim tabiki kadın da erkekte farketmez benim için .Çünkü aldatılmak bir eş için en onur kırıcı hareketlerden biridir hatta en başta gelir.
         Ha bunu erkek yaparsa ne olur?Başlar hemen klasik konuşmalar .-Bir kereden bişey olmaz,bunun için yuvanı yıkmaya değer mi?Kendini düşünüyorsan -eğer varsa- çocuklarını düşün .Dul kadın olmak kolay değil ,tek başına yapamazsın .Yapmış işte şeytana uymuş bir kere ve en ağırı genel de ya başta ya sonda söylenir SENİN HİÇ Mİ SUÇUN YOK!?
        Bu zaten apayrı bir olay “senin suçun yok mu”.Bu nasıl bir zihniyettir yahu.Hani şunu yaparsan aldatılmayı hakedersin ,şunu yaparsan haketmezsin diye bişey mi var ya da var da biz mi bilmiyoruz.Nasıl birşey böyle onur kırıcı bir hareketi haklı gösterir ki.
        Bahanelerde hazır basma kalıptan çıkmadır.Genel de en favorisi -boşluktaydım yaptım ki bu nasıl bir boşluksa düşen hep erkek oluyor 🙂 .Evde ki sıkıntılar dan boğuldum yazık birtek o çekiyor çünkü .Orada laylaylom var ona aldandım falan filan inter milan…Minareyi çalan kılıfını hazırlar misali duruma göre mazeret bulunur sıkıntı yok.
      Sonuç hep aynıdır ama bunun için yuva yıkılmaz .Acaba kaç kereden sonra boşanmaya hak kazanırız ki!?Dövüyor mu -yok,sövüyor mu -yok,eve bakıyor mu -evet.O zaman otur oturduğun yerde boşanmakta neymiş yapmaz bi daha sen kendine çeki düzen ver gözü dışarı kaymasın.
        Tabi suç sende çünkü bu yüzden sen kendine dikkat edicen,giyinip süslenicen,hiç birşeyini eksik etmiyecen,her istediğin de de soyunup koynuna girecen.Utanmasalar bi de aldattıkları için madalya tak diyecekler.
       Bu erkek yaparsa idi peki ya kadın yaparsa ?Eğer arkadaş gözü karaysa ,örfe adete göre yaşıyorsa kadının katli vaciptir.Ya da önce bir güzel döver söver sonra da gider tek celse de boşar.Çocuk varsa o da elinden alınır bir daha da sittim sene gösterilmez.Çünkü neden o bir o….. çocukları görmeyi bırak seslerini bile duymaya hakkı yok.Kadın yaparsa sonuç bu kadar kısa ve net işte.
    Adaletini sevdiğim dünya ne diyim ben sana….

                                   SİYAHGOLGE…

KADINLAR 2

Ben Kölemiyim

image

        “Benim Eşim ÇALIŞMIYOR ”  bir önceki yayınladığım yazı.O yazıyı çok severim herşeyi o kadar güzel anlatiyor ki aslında üzerine tek bir nokta bile koymaya gerek yok.
         Önce ev hanımlarını ele alalım. Bütün gün evde oturup çalışmayan , keyif yapan kadınlarımızı!?Ne kadar acı bir tablo aslında.Sen bütün gün uğraş ,didin yok evi temizle ,yok yemek yap,yok çocuklar dı, çamaşırlardı …..vs.Ama sorunca ev hanımı,yani çalışmıyorsun ya hiç bir iş yapmıyor konumunda ol.Malesef ki bunu en başta yapanlar da eşleri oluyor.Sanki herşey çalışıp para kazanmaktan ibaret.
      Tamam kabul hayatta ve ayakta kalabilmek için para çok geçerli bir araç ama tek başına yeterli mi?Sen çalışıyorsun ,para kazaniyorsun eyvallah peki yaşamını sağlayan diğer herşeyi de para mı hazırlıyor sana.Tamam paranla yemek yiyebilirsin,kıyafetlerini de temizlettirirsin ve hatta evinin her işini de yaptırıp çocuklarına dadı bile tutabilirsin.Ama bunun için bir holding te patron yada en azından müdür gibi yüksek kazançlı biri olman gerekir.E herkes için de bu geçerli değil .
Sen çalışıyorsun hafta tatilin var,yıllık iznin var,hasta olsan rapor alır yatarsın evde oh ne güzel .Ya kadın ?Hafta tatili yok,yıllık izni yok ,hasta olduğunda bırak rapor almayı yatıpta dinlenmeye bile vakti olmaz çoğunun .Ama onlar ÇALIŞMIYOR.
     İngiltere ‘de yapılan bir araştırmaya göre ;ev hanımlarının yaptıkları işler karşılığında kazanmaları gereken aylık maaş 6.000 tl dir.Evde oturdukları için bu kadar.Hani onlar ÇALIŞMIYOR ya…

                                      SİYAH GOLGE…

KADINLAR 1

BENİM EŞİM ÇALIŞMIYOR!!!

image

Bir erkek ile arkadaşı arasında geçen konuşma :
Arkadaşı:İşiniz nedir?
Erkek:Muhasebeciyim.
A:Peki eşin?
E:ÇALIŞMIYOR EV HANIMI.
A:Kim kahvaltı hazırlıyor ?
E:Eşim çünkü ÇALIŞMIYOR
A:Saat kaçta uyanıyor kahvaltıyı hazırlamak için?
E:Sabah 5’te çünkü evi toparlıyor .
A:Peki çocuklar okula nasıl gidiyor?
E:Eşim onları okula getiriyor çünkü ÇALIŞMIYOR.
A:Çocukları okula bıraktıktan sonra ne yapıyor ?
E:Evin alış verişi ,çamaşır ,bulaşık , yemek filan çünkü ÇALIŞMIYOR.
A:Sen eve işten döndüğünde ne yapıyorsun ?
E:Dinleniyorum.Çünkü bütün gün çalışıyorum.
A:Peki eşin ne yapıyor o zaman?
E:Yemekleri yapıyor ,çocukları doyuruyor,sonra yatırıyor ve bulaşıkları yıkıyor.
A:Çünkü eşin ÇALIŞMIYOR.
(Alıntı)

……

image

    Gecenin boşluğuna bırak kendini,uçsuz bucaksız karanlıklara .Bırak düşünme hiç birşey karanlığın içindeki huzuru hisset ve onu yaşa.Sabah olunca zaten herşey kaldığı yerden devam edicek…
Sevgiyle kalın.
                              
                                            SİYAHGOLGE…

Gitme Aşkım Benim

image

Gitme, aşkım benim, bana sormadan.
Bütün gece uyanıktım, uykuyla ağırlaştı gözlerim şimdi.
Uyurken seni kaybetmekten korkuyorum.
Gitme aşkım benim, bana sormadan.
Kalkıyorum, sana dokunmak için uzatıyorum ellerimi. 
“Bir düş mü bu?” diye kendime soruyorum.
Ayaklarını sarabilseydim kalbimle, 
göğsüme çekebilseydim.
Bana sormadan gitme, aşkım benim.
Bırakırım şarkımı eğer istersen.
Kaçırırım gözlerimi yüzünden, kalbini titretirse.
Dolaşırken üşütürse ansızın, çekilip başka yola saparım.
Çiçek örerken tedirgin ederse seni, bahçene girmem.
Suyu kabartırsa eğer, coşturursa, yüzdürmem kayığımı
senin kıyında… 
                      Rabindranaht Tagore…